Doktor Hastalandı, Anthony Burgess

Artık İngiliz mizahının nereden geldiğini öğrenmiş oluyorum: İngiliz diline hakimiyet.

Anthony Burgess da İngiliz Edebiyatı eğitimi aldığından öncelikle büyük bir sempati besliyordum elbette ama kitabı okudukça anladım ki dile olan hakimiyeti kitabın her yerine yansımış. Sadece İngiliz dili değil, edebiyatı ve toplumuna hakimiyeti de hayranlık duyulası. Karakterlerin kısa cümleleri, rastgele koyulan sıfatları ile konuşanın bir İngiliz olduğunu anlayabilirsiniz. Her biri çok canlı tasvir edilmiş, kendi düşünceleri var, tam olarak Türkçesi karşılamasa da basmakalıp (stereotype) değiller, yani kısaca etten kemiktenler ve her an sayfaları aşıp size “bollocks, my arse” gibisinden konuşmaya gireceklermiş duruyorlar. Mekanların farklılığı ve birkaç gecede yaşanan olaylar, kitaptan beklemediğim oranda eğlenceliydi. Karakterimiz Edwin’in iyiden iyiye arsızlaşması ve sekülerleşmesi Cennet’ten kovulan Âdem’i andırıyor.

Çevirinin mükemmel olmadığı, imla hataları –özellikle sarımsak kelimesinin istikrarla ‘sarmısak’ şeklinde yazılması- olduğu açıkça görülüyor, ama okunmayacak derecede hatalar yok elbette. Kelime oyunları çevrilememiş ve bazı yanlış anlaşılan yerler (gitar notalarıyla ilgli olan CAGED sisteminin KAFES olarak çevrilmesi gibi) mevcut.

Çavdar Tarlasında Çocuklar'dan sonra rahatlıkla herkese, 'Oku, kesin beğenirsin!' diyebileceğim bir kitap.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Black Mirror Röportajı

William Morris'in "The Forest"ının çevirisi

I'm a Cyborg, but that's OK